18 Ağustos 2009 Salı

Suppeer Lig





Turkcell Süper Ligi sonunda başladı. Ancak ben 2. hafta maçları tamamlanmış olmasına rağmen henüz ilkyazımı yazabiliyorum lig hakkında.Her sene olduğu gibi klasik yorumlarla öngörülerle gecen sezon öncesi dönem, sezonun başlaması ile yerini daha reel yorumlara bıraktı.Aslında henüz hiç bir takım için yapılan yorumlar bir safa oturmuş değil.Gerek sıcak havalar gerek bir çok takımın istenen takım kimliğini oluşturamaması hala transfer çalışımlarının devam etmesi bizlere net yorumlar yapmaya mani olarak gözüküyor. Yalnız ligin başlamış olmasına rağmen hatta 15 gün geçmiş olmasına rağmen bir çok takımın hala ciddi transfer gereksiniminde olması da çok garip. Hem de bu ligin adı süper ligken. Avrupa’da daha sezon bitmeden bir sonraki sezonun transferlerini şekillendirdiği yapıda bizim ligler başlamasına rağmen hala transfer politikasında sıkıntılar olan kulüplerin olması sanırım bizim futbol topumuzun Edirne'den ötede neden dönmediğinin geçerli bir sebebi olsa gerek.

Sezonun ilk haftaları gösteriyor ki bu sene geçen 2 sezona farklı olarak Anadolu takımları dediğimiz takımlarla 3 büyükler arasında keskin bir çizgi olacağı. Gerçekten 3 takımda çok iddialı kadro ve teknik ekiple başladılar bu seneye.






Karadenizin hırçın dalgası sanırım ilk iki haftada sezon tahmini çıkartması en zoru takımı oldu. İlk hafta Sivas deplasmanında oynanan oyun ve netice skoru bir rüzgâr oluştururken kendi evindeki Diyarbakır maçındaki gene skor ve oyun bu rüzgârın lodos mu meltem esintisi mi diye bizi derin düşüncelere sevk etti. Anadolu futbolu ki sevmediğim ama tanımlayacak başka bir tabir gelmediği için yazımda mecburen kullandığım takımlarımız ise 2 sezondur 3 büyüklerin sendelemesi ile acaba diye bizlere mırıldandırdıkları şampiyonluk şarkılarını sanırım bu sezon arşivlere emanet ettiler. Bu şarkıların assolisti Sivasspor ve Bülent Uygun bu sezonun en detone isimleri oldu ilk maçlar sonucu. Bülent UYGUN ya bu sene benzer başarılar göstererek ya da başarısızlığı ile geleceğe ciddi bir örnek olacak. Benim şahsi kanaatim orta sıraların orta karar takımı olacaklar bu sene. Her zaman ciddi bir potansiyeli ve gücü bünyesinde bulundurmasına rağmen Kayserispor bir adım öteye iteleyemediği tatsız tuzsuz kıvamı ile liglerimizdeki en istikrar takımı oldu . Artık bazı şeyleri duygusallıktan uzak mantıklı bir şekilde değerlendirmesinin vakti geçiyor. O stad ve kadronun hakkı bu değil. Bence bu takımın hakkı Tolunay Kafkas da değil. Olmuyor olmadı da bir adım öteye sıçrayamadı takım 3 sezondur. Ben Abdullah AVCI’ yı çok yakıştırdım Kayseri ye ama O'da enteresan bir tercihle takımında kaldı ki böyle bir teklifte olmadı sanırım Kayserispor tarafından. Enteresan tercih dedim ama sanırım O'da kendisine bu seneyi İBB 'de son şans olarak görüyor. Bu sezonki hedefi daha üstte tuttuğunu açıkladı bende, o sıçramayı bekliyorum. Bu saydığım takımlar Sivas hariç benim öngörümde ilk bölümün renkleri olacağı yönünde.



Diğer bölümden bu bölüme mesafe biraz uzak olacak gibi. Bu katı zorlayacak takımlar lige yeni çıkan Manisaspor ve belki Gençlerbirliği olabilir. Ancak Kayseri için dediğin potansiyelin bir türlü realize olmadığı diğer takımda Gençlerbirliği. Ben Gençlerbiğinin sorununun İlhan Cavcav'ın yaşı itibaren gösterdiği reaksiyon bozukluklarından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Futbol dehası, futbolcu ekspertizi imajı yerini iyice huysuz ihtiyar imajına dönüşüyor. Para konusunda belkide ligin en sorunsuz takımı son sezonları hep son anda kümede kalarak tamamlaması birilerini rahatsız etmeli artık. Parasına cimri davrananlara denen bir söz vardır ya mezara mı götüreceksin bu kadar parayı diye, bu meyanda bende İlhan Başkan'a Bankasya 1.ligine mi götüreceksin bu kadar parayı diye sormak istiyorum. Gerçi ismi seni cezbediyor olabilir ligin ama Türk futbolu için ciddi kayıp olur o netice. Daha iyi bir takım olacak umudum var benim Gençlerbirliğinden .Gaziantepsporda bu sene merakla beklenen takımı ligimizin.Oyuncu çeşitliliği teknik direktörünün şahsı ile bana farklı bir sempati veren G.Antep, sabredilir istikrarlı bir politikaya sahip olunursa futbolumuz bambaşka bir renge sahip olacağını düşünüyorum.Başkanının başarılı bir profil görüntüsü vermesine rağmen bende şüpheler var olası kötü sonuçlarda,gecen sezon Arsene Venger imiz olacak dediği Nurullah Sağlama gösterdiği sabırdan daha fazlasını gösterir umarım Jose Couceiro 'ya.





2009–2010 sezonun ligde rakamsal olarak en çok değer taşıyan takımı olan Ankaragücü, kendi klasiğini yaşadığı bir sezona 100. yıl etiketi farkıyla başladı. Gene yönetim kargaşası, gene eksik transferler, gene parasızlık Ankaragücünün klasiği oldu artık. Bu makus talih 100.yıl öncesi Ankaraspor ile birleşme ve ses getirecek bir takım kuracak hülyası ile taraftarı heyecanlandırsa da insanların iktidar hırsına koltuk sevdasına menfaat çatışmasına reklam çabasına ( ne diyeceğimi bulamadım hepsini yazayım bari yenik düştü). Dairus Vasel Anadolu futbolunda sayılı sansasyonel transferi olarak bir umut kapısı açsa da beklenen transfer hamlelerinin gerçekleşmemesi ve futbolun 11 kişi ile oynandığı gerçeği bu kapıyı taraftarın suratına kapatıyor maalesef.100. yılında takımı küme düşüren bir yönetimin Türkiye sınırlarında yaşayabileceği bir toprak parçasının olamayacağı Ankaragücü gerçeğinde umarız doğru yol kısa sürede bulunur ve 100.yıl mutlu ve dolu Ankaragücü tribünleri görürüz.
Ankaragücü ve birleşmeden bahsetmişken bu masalın diğer kahramanı Ankarasporla devam edelim. Aykut Kocaman ile gelişen futbol felsefeleri gene Ahmet Gökcek'in baba yadigârı ben bilirimci karakterine teslim edildi. Werner Lorant'ın yontulmuşu Jurgen Rober hele de Özer Hurmacı gibi omuriliği alınmış bu takıma ne katar bende büyük soru işareti. Benim ilk devreyi tamamlayamayacak teknik direktör adaylarımda Tolunay Kafkas ve Besim Durmuş ile birlikte 3 adayımdan birisi.

Kasımpaşa diye bir takım neden var beni çok ilgilendirmiyor ama bu takım nasıl süper ligde ciddi bir merak konumdur. Asansör 2 sene evvel en üst kattaydı bir alt kata indi şimdi tekrar en üst katta. Bence çokda kalmayacak bu katta. Sezonun dibi için favorim. Diğer rakipleri de gene yoldaşı Diyarbakırspor, Denizlspor ve Antalyaspor olur. Ankaraspor kadro olarak bu takımların bir tık üstünde gözüksede bu yarısın rakiplerinden.

İçerisinde çok erken ve iddialı yorumları barındırsa da sezon öncesi öngörülerim bunlar. Tabiki bu görüntüyü değiştirecek birçok gelişmeler olacaktır transfer sezonunun hala devam ettiğini de düşünürsek. Güzel bir lig olacak Avrupa’da Fenerbahçe ve Galatasaray’dan ses getirecek başarılar bekliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder