
Yakınları Avrupa'da ikamet edenler bilir ( benimde bu tecrübem var,), tatilini geçirmek ve memleket hasretini gidermek için ziyaret edecekleri bu topraklardaki yakınları için o bekleyiş, hasretin vuslata dönüş heyecanı ve tabiî ki gelen hediyelerin keyfi bir başkadır. Bu seferki Alamancı ziyaretçimiz ilk kez memleketine geliyor ve hediyesi içinde ciddi bir minnet borçlandırarak. Evet Süper Kupa 4 senelik ömründe ilk kez memleket havası soluyacak. Bu başka boyutu, asıl konuşulacak kısmı tatbikide bavuldan çıkan hediyesi; süslü bir tabir ile dev maç.
Esasında bu meramda nerde o eski TSYD Kupası heyecanı diye bir cümleyle başlayan ve sayfalar sürecek bir yazıya başlayabilirim ancak ben konuyu o kadar uzatamayacağım. Geçen seneki Galatasaray-Kayserispor arasında oynanan o sıkıcı futboldan sonra bu seneki final en azından isim olarak daha keyif verici. İstanbul’da oynatma kararı da kısmen isabetli bir karar olmuş. Ben bir Anadolu kentini daha tercih ederdim, neticede İstanbul bu havayı senede en az 2 kez soluyor zaten. Anadolu’ya daha farklı bir hava katabilirdi. Belki ilerleyen senelerde böyle bir uygulama yapılabilir
Maç, sıkıcı hazırlık karşılaşmaları ve o kıvamdaki Avrupa Kupası maçlarından sonra bayılana limon kıvamında. Daha önce oynanan 3 finali 3 büyükler eşit paylaşmışlardı, bu pazar bu eşitlik bozulacak. Sezon öncesi fiyakası en düzgün takım Fenerbahçe gözüküyor. Tabi bu karşılaşmayı ilginç tutan bir başka konuda sezon öncesi yapılan transfer rekabeti. Hele bir de Mehmet Topuz olayı var ki ben o olaya hiç girmeyeceğim. Bu maç bize lig için ışık tutması açısından da ciddi bir öneme haiz. Fenerbahçe transferdeki hızını lige nasıl yansıtacak ve Beşiktaş iki kupayla bitirdiği sezonu üçleyebilecek mi?
Değerlendirmeme önce Fenerbahçe tarafından başlamak istiyorum. Sezona Daum ile tekrar izdivaç halinde girecek takım bence bu sene şampiyonluğa en büyük aday. Daum, yapılabilecek en doğru teknik direktör tercihiydi. Hele ki Aziz Yıldırım döneminin enteresan teknik direktörlerini akıllarımızı getirdiğimizde( Zeman, Lorant, Turhan Sofuoğlu gibi ).Her seferinde Türkiye şartlarını iyi bildiği söylenen Daum, sürekli neşeli hali ve herkese dağıttığı mavi boncuklarla bu konuda doktora yapabilecek seviyede olduğunu ispat ediyor sanırım. Daha öncesinde Tv de maç izlerken tam maçın atmosferine yoğunlaşmışken bir anda karşımıza çıkan mahkeme duvarı surat ifadeli Daum ile şu anda sürekli gülücük, ağzından hoş sözcüklerin yumak yumak döküldüğü Daum arasındaki bu değişim 3 senede bir şeylerin değiştiği manasına geliyor sanırım. Tabi bu fark, sadece Daum’un tavırlarıyla sınırlı kalmayacak, tüm takıma yansıyacak bir başkalaşım olmuş olacak ki bunu sezon hazırlık karşılaşmalarında ve Avrupa kupası maçında kısmen görmüş olduk. Takımın olumlu bir hava yakaladığı net bir şekilde gözlemleniyor.Geçen sene vasat altı performans gösteren futbolcular bu sene daha farklı olacaklarını gösterdiler bile. Tabiî ki oynanan rakiplerin sıklet farkı tam bir çıkarım yapmamıza engel olmuştu, şu an sadece iyi niyetli duygularla yorumlar yapılıyor bence, mesela hala Fenerbahçe’nin mevcut savunma yapısının gücünü sınayamadık. Orta saha direncini henüz ölçme imkânı bulamadık. Bu maç, sezon öncesi takımın gerçek gücünü çözmek adına en uygun test olmuş olacak.
Beşiktaş'ta bu sene sezon başı rüzgâr arkadan esiyor. Bu olumlu havada son yılların en rahat sezon öncesini yaşatıyor siyah beyazlı takıma. Mustafa Denizli nevi şahsına münhasır yapısı ile takımın gerçek manada sigortası. Kulubun kapısından ilk girdiği andan itibaren takımın havasını bariz bir şekilde değiştirdi.Yapılan transferler henüz net doneler vermese de eksik bölgelerin yamanması ve rotasyon için önemli adımlar olduğu havasını verdiler. Anlamsız transfer tercihleri ile milyonları savuran, gidenin gelenin baş döndürdüğü transfer dönemleri sanırım artık geride kaldı. Belki de son yılların en doğru hamlesini de Nihat Kahveci ile yapan yönetim Delgado ile alakalı sorunu çözdükten sonra taşları iyice oturtacak. Nihat fiziksel olarak sahadaki katkısı kadar isim olarak ta takımına katacağı şeyler olacağına eminim, bu hamle ile kaptan olarak dümeni en doğru isme teslim etmiş oldu Beşiktaş.
Maçın bir güzelliği de bizi eskiye doğru hoş bir yolculuğa çıkartmış olması olacak. Hani her derbide tv.lerde göbekli yaşlı amcaların ballandıra ballandıra anlattıkları eskiden derbilerde tirübünleri 2 takıma eşit ayrılması özlemleri ile ( bana pek de hasret duyulacak bir şey gibi gelmese de ) bir maçlığına da olsa hasret gidermelerini sağlayacak.
Adı gibi süper olacağını umduğumuz bu maç ile yeni sezona açma-germe hareketleri ile ısınmaya başlayacağız. Meşin yuvarlağın sahalara dönmesine bir hafta kala umarım dişimizin kavuğunu dolduracak bir ziyafet yaşarız.
Esasında bu meramda nerde o eski TSYD Kupası heyecanı diye bir cümleyle başlayan ve sayfalar sürecek bir yazıya başlayabilirim ancak ben konuyu o kadar uzatamayacağım. Geçen seneki Galatasaray-Kayserispor arasında oynanan o sıkıcı futboldan sonra bu seneki final en azından isim olarak daha keyif verici. İstanbul’da oynatma kararı da kısmen isabetli bir karar olmuş. Ben bir Anadolu kentini daha tercih ederdim, neticede İstanbul bu havayı senede en az 2 kez soluyor zaten. Anadolu’ya daha farklı bir hava katabilirdi. Belki ilerleyen senelerde böyle bir uygulama yapılabilir
Maç, sıkıcı hazırlık karşılaşmaları ve o kıvamdaki Avrupa Kupası maçlarından sonra bayılana limon kıvamında. Daha önce oynanan 3 finali 3 büyükler eşit paylaşmışlardı, bu pazar bu eşitlik bozulacak. Sezon öncesi fiyakası en düzgün takım Fenerbahçe gözüküyor. Tabi bu karşılaşmayı ilginç tutan bir başka konuda sezon öncesi yapılan transfer rekabeti. Hele bir de Mehmet Topuz olayı var ki ben o olaya hiç girmeyeceğim. Bu maç bize lig için ışık tutması açısından da ciddi bir öneme haiz. Fenerbahçe transferdeki hızını lige nasıl yansıtacak ve Beşiktaş iki kupayla bitirdiği sezonu üçleyebilecek mi?
Değerlendirmeme önce Fenerbahçe tarafından başlamak istiyorum. Sezona Daum ile tekrar izdivaç halinde girecek takım bence bu sene şampiyonluğa en büyük aday. Daum, yapılabilecek en doğru teknik direktör tercihiydi. Hele ki Aziz Yıldırım döneminin enteresan teknik direktörlerini akıllarımızı getirdiğimizde( Zeman, Lorant, Turhan Sofuoğlu gibi ).Her seferinde Türkiye şartlarını iyi bildiği söylenen Daum, sürekli neşeli hali ve herkese dağıttığı mavi boncuklarla bu konuda doktora yapabilecek seviyede olduğunu ispat ediyor sanırım. Daha öncesinde Tv de maç izlerken tam maçın atmosferine yoğunlaşmışken bir anda karşımıza çıkan mahkeme duvarı surat ifadeli Daum ile şu anda sürekli gülücük, ağzından hoş sözcüklerin yumak yumak döküldüğü Daum arasındaki bu değişim 3 senede bir şeylerin değiştiği manasına geliyor sanırım. Tabi bu fark, sadece Daum’un tavırlarıyla sınırlı kalmayacak, tüm takıma yansıyacak bir başkalaşım olmuş olacak ki bunu sezon hazırlık karşılaşmalarında ve Avrupa kupası maçında kısmen görmüş olduk. Takımın olumlu bir hava yakaladığı net bir şekilde gözlemleniyor.Geçen sene vasat altı performans gösteren futbolcular bu sene daha farklı olacaklarını gösterdiler bile. Tabiî ki oynanan rakiplerin sıklet farkı tam bir çıkarım yapmamıza engel olmuştu, şu an sadece iyi niyetli duygularla yorumlar yapılıyor bence, mesela hala Fenerbahçe’nin mevcut savunma yapısının gücünü sınayamadık. Orta saha direncini henüz ölçme imkânı bulamadık. Bu maç, sezon öncesi takımın gerçek gücünü çözmek adına en uygun test olmuş olacak.
Beşiktaş'ta bu sene sezon başı rüzgâr arkadan esiyor. Bu olumlu havada son yılların en rahat sezon öncesini yaşatıyor siyah beyazlı takıma. Mustafa Denizli nevi şahsına münhasır yapısı ile takımın gerçek manada sigortası. Kulubun kapısından ilk girdiği andan itibaren takımın havasını bariz bir şekilde değiştirdi.Yapılan transferler henüz net doneler vermese de eksik bölgelerin yamanması ve rotasyon için önemli adımlar olduğu havasını verdiler. Anlamsız transfer tercihleri ile milyonları savuran, gidenin gelenin baş döndürdüğü transfer dönemleri sanırım artık geride kaldı. Belki de son yılların en doğru hamlesini de Nihat Kahveci ile yapan yönetim Delgado ile alakalı sorunu çözdükten sonra taşları iyice oturtacak. Nihat fiziksel olarak sahadaki katkısı kadar isim olarak ta takımına katacağı şeyler olacağına eminim, bu hamle ile kaptan olarak dümeni en doğru isme teslim etmiş oldu Beşiktaş.
Maçın bir güzelliği de bizi eskiye doğru hoş bir yolculuğa çıkartmış olması olacak. Hani her derbide tv.lerde göbekli yaşlı amcaların ballandıra ballandıra anlattıkları eskiden derbilerde tirübünleri 2 takıma eşit ayrılması özlemleri ile ( bana pek de hasret duyulacak bir şey gibi gelmese de ) bir maçlığına da olsa hasret gidermelerini sağlayacak.
Adı gibi süper olacağını umduğumuz bu maç ile yeni sezona açma-germe hareketleri ile ısınmaya başlayacağız. Meşin yuvarlağın sahalara dönmesine bir hafta kala umarım dişimizin kavuğunu dolduracak bir ziyafet yaşarız.
E biz misafirimizi unuttuk. Onunda bu seneki tatilini geçireceği yer bu akşam belli oluyor tabiki. Bakalım Akaretler'e mi Kadıköye'mi yerleşecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder