7 Ağustos 2009 Cuma

Deutschland Deutschland Uber Alles # 1




Avrupa’da futbol heyecanı Hollanda Ligi Eredivisie’in başlama düdüğü ile start aldı. Bu hafta bizim ligimizle birlikte Almanya ve Fransa’da da meşin yuvarlak yeşil sahalara dönmüş olacak.
Kulüpler arası kalitenin birbirine en yakın olduğu, rekabetin; heyecanı eşsiz seviyeye taşıdığı bu paralelde de birçok lig arasında bizleri kendisine fokuslayan Bundesliga, bu hafta sonu oynanacak maçlarla başlıyor. TRT son senelerdeki hamlesine Bundesliga'nın yayın haklarını alarak ligden daha fazla keyif almamıza vesile oldu. Kuşkusuz Messi, C.Ronaldo, İbrahimoviç, Torres, Rooney gibi dünya yıldızlarının olmadığı bu ligi o kalibrasyondaki oyuncuların olduğu ligler kadar ilgi cekmesini sağlayan ana unsur; diğer liglerden farklı olarak takımlar arası güç dengesinin makul seviyede olması, bunun paralelinde de şampiyonluk yarışınınn sürekli son haftalara kadar taşınması, ilk 10 takım arasındaki puan mesafesinin diğer liglere göre daha orantılı olması, stad kalitesi, bunun getirdiği tribün zenginliği ile açıklamak mümkün.
Geçen sezon AZ Alkmarla birlikte Avrupa’da alışılmışı bozan 2 kulübünden birisi olan Wolfsburg, bu sezona da yıldız oyuncuları kadrosunda tutmasıyla birlikte yeni transferleri ile gene şampiyonluğun en büyük adayı. Bu arada, başta geçen sezonun yıldızları Grafite, Dzeko, Misimoviç gibi hemen hemen tüm dev takımların transfer listesinde ismi geçmiş oyuncularını hiç bir arıza çıkmadan takımda tutabilmeleri bu oyuncuların meslek ahlakı ile mi alakalı yoksa bir yönetim başarısımıdır çözemedim. Belki birçok Avrupa ülkesi mantalitesine göre bakıldığında manasız gelebilecek bu düşünceye sebep, 2 hafta üst üste iyi maç oynamamasına rağmen çuvalla canlıyı cebe indirmiş Guzia'nın sezon öncesi açıklamalarının bir an için aklıma gelmesi oldu sanırım. Gene bizim transfer geleneklerimize uymayan bir zamanlamayla Schalke’ye transfer olan ve 1945 yılında kurulan takıma tabiri caizse tarih yazdıran Felix Magath' ın yerini O'nun koltuğunu doldurabilecek en isabetli isimlerden birisi olan Armin Vech ile doldurdu. Vech, hem tecrübesi ile hem de ( bu günlerde çok duyar olduk) pozitif futbol anlayışı ile zirve yapacağı kanaatindeyim. Fabian Johnson ve Karim Ziani transferleri en çarpıcı transferleri olarak görünüyor. Kişisel kanaatim Martins'in transferi olursa O'da Wolfsburg forması ile kendisini bulacağı yönündedir.




Gelelim Bundesliga' nın en yakışıklısı Bayern München’e. AZ Alkmar geçen sezonun Wolfsburg'la birlikte Avrupa’nın ezber bozan 2 takımından birisi demiştik. Az Alkmar bir proje takımıydı ve o projenin mimarı olan Luis Vangaal artık Bayern München’in proje sorumlusu, çalışma şartları da Azet Alkmaarda ki kadar rahat değil. Şampiyonluğun yeterli başarı olmadığı, başarı kriterini Şampiyonlar Ligine endekslemiş huysuz ihtiyarlar Rumenige ve Beckambauer'in harcadığı teknik direktör listesinde mihenk taşı olabilecek mi ciddi merak konusu. Transfer konusunda Bundesliga’nın çakma R.Madiridi diyebileceğimiz Bayern ( istediği futbolcuyu aklını önce rakamlarla çelerek transferi geliştirme konusunda kullandım bu tabiri ), be sefer bu işin ağa babasının gazabına uğramış gözüküyor sezon öncesinde. Transferin yöntemi parayla paralelleşince Avrupa’da aklı en kolay çelinebilecek potansiyel isim sanırım Frank Ribery'dir.Ribery'i kafayı takmış gitmek için, türlü arızalar çıkartarak Luis Vangaal’in sezona karın ağrıması ile başlamasına yetti. Ben Ribery'iyi paragöz ev sahipleri vardır ya daha paralı kiracıyı bulduğunda eski kiracıyı çıkartmak için türlü manevralara giren, onlara benzetirim hep. Galatasaray’dan nasıl gittiği hala hafızamızdayken bu seferde benzerini Almanlara yapmaya çalışıyor. Bu kez de Almanya’dan oğlu geliyor Ribery' nin, evi boşaltmak lazım. İşin şakası başka tarafa bu işin sonunun ne olacağını çok merak ediyorum. Ribery ne kadar huysuzsuzlansa da Almanlar dişli çıktı. Sert mizaçlarının hakkını veriyorlar.
Gidenlere bakıldığında Podolski ve Lucio en göze çarpan isimler olarak görünüyor. Podolski dedim ama yerine gelen Mario Gomez olunca Podolski gözümüze çarpıp dışarı çıkıyor. Köyüne dönen Podolski, takım arkadaşı Tim Borowskiye’de ilham vermiş olacak ki oda bu sene Werder Bremen'e geri döndü. Gelenlerden ayrıca Anatoliy Tymoshchuk çok isabetli bir tercih oldu.Ayrıca İvaca Oliç rotasyona katılan çok önemli hücum gücü olacak. Benimde Bayern’deki günlerinde hayranı olduğum Salihamidzic'in gidişinden sonra yeni favorim Oliç oldu bu takımda. Aslında Bayern’den bir kaleci transferi bekliyorduk ki Avrupa'da en acil alternatif kaleciye ihtiyacı olan 2 takımdan birisi Bayern Munchen dir Fenerbahce ile birlikte. Bundesliga’nın 21 kez şampiyonluk kupasını kaldırmış Munih ekibinin bu senede rotası aynı.
Devam edecek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder